23 Eylül 2007 Pazar
Acı nedeniyle tam cinsel birleşme olmaması
Adet kanaması aksaklıkları
Her kadın adet döngüsünde düzensizlik ya da cinsel organlarında akıntı olduğunda kadın hastalıkları uzmanına başvurmalıdır.
Ağız kokusu ve cinsellik
Cinsellik ile hem hoş hem de nahoş kokular arasında ilişkiler vardır. Cinsel ilişkinin yaşandığı ortamdaki nahoş kokular bile cinsel istek ve uyarılmayı etkileyebilir. Ağız kokusu da bedenimizin bütün kötü kokuları gibi, cinsel ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Ağız kokusu bedenimizdeki birçok sorundan kaynaklanabilir. Mide hastalıklarında, çeşitli metabolik hastalıklarda, diş çürüklerinde, ağız içine bağlantısı olan sinüzit gibi infeksiyonlarda ağız kokusu oluşabilir. Yiyeceklerin niteliği, ağız ve diş temizliğine özensizlik de ağız kokusuna neden olabilir. Diş doktoruna, Kulak Burun Boğaz uzmanına ve İç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz.
Adet gecikmesi ve gebelik
Akıntı
Kadın cinsel organı, vajina, hafif kaygan bir sıvı ile kaplıdır. Bu sıvı renksiz ve özel kokuludur. Cinsel uyarılma sırasında bu sıvıda artış olur ve dış cinsel organlar ıslanır. Akıntı, bundan tamamen farklıdır. Beyaz, sarımsı renkte ve genellikle kötü kokuludur. Burnumuzun içi de sıvı kaplıdır, ama nezle olduğumuz zaman akar. Aynı şekilde, vajinada da normal koşullarda akıntı olmaz. Her akıntı durumunda, vakit geçirmeden, bir kadın hastalıkları uzmanına başvurulması uygun olur.
Bir testisin alınmasından sonra tüy ve sertleşme azlığı
Ergenlik döneminde bir testisin alınmasını takiben, erkek tipi tüylenmede azalma olması, hormon eksikliğine bağlı olabilir. Bedensel nedenlere bağlı sertleşme bozuklukları genellikle her durumda aynı şekilde ortaya çıkar. Bir durumda sertleşme varken bir diğerinde olmaması, bize psikolojik nedenlerin varlığını düşündürür. Ancak her sertleşme bozukluğunda, bedensel ve psikolojik nedenlerin farklı oranlarda ama bir arada etkili olabileceği de unutulmamalıdır. Bir testisin yokluğu, hormon eksikliğine neden oluyorsa, bedensel bir neden olabileceği gibi, psikolojik neden de oluşturabilir. Öncelikle bir endokrinoloji veya üroloji uzmanına başvurarak, hormon düzeyinizi saptamalı ve bunun yakınmalarınızı yaratıp yaratmayacağını öğrenmelisiniz.
Boşalma sonrası yorgunluk
Cinsel uyarılma sırasında tüm bedende bir takım değişiklikler oluşur. Kan dolaşımı, kalp atımı, solunum hızlanır. Cinsel organlar bölgesine kan dolar. Masturbasyon ve özellikle cinsel ilişki sırasında, bedensel hareketlerle de efor harcanır. Bunlar doğal, zararsız ve geçici olaylardır. Cinsel etkinliğin erkelerde boşalma, kadınlarda orgazm ile sonlanmasından sonra, bedensel işlevler kadınlarda daha yavaş olarak her iki cinste de eski haline döner. Bu çözülme döneminde, yorgunluk hissi, bacaklarda titreme, sık nefes alma, çarpıntı hissedilebilir. Bunlar da normal, zararsız,geçici durumlardır. Peşpeşe, çok kısa aralıklarla masturbasyon yapan ergenlerde, bu belirtiler daha belirgin olabilir, daha uzun sürebilir. Penisin kuru elle, uzun süre uyarılması sonucu, nazik ve duyarlı olan penis derisi tahriş olabilir. Bu da kaşıntı, yanma, kızarma gibi yakınmalara yol açabilir. Bunlar tehlikeli değildir, yalnızca can yakabilir, geçicidir.
Dört aylık evliye kesin gebelik sağlayan yol
Genç, sağlıklı, cinsel yaşamlarının başında bulunan çiftlerin bu kadar kısa zamanda, gebelik için özel bir çabaya girmelerinin gereksiz, hatta sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Birlikte cinselliğin çeşitli hazlarını keşfetmeyi öğrenmeye çalışırlarken, çocuk kendiliğinden olacaktır. Kadın hastalıkları uzmanları, herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli cinsel ilişkileri olan çiftlerde, 6 ay-1 sene gibi bir süre geçmeden, çocuk sahibi olup olamayacaklarının saptanması için incelemelere bile başlamaz. Ayrıca gebelik için özel çaba harcamak, cinsel ilişkileri yumurtlama zamanına denk getirmeye çalışmak, hem cinsellikten alacağınız hazları azaltacak, hem de kendi kendinize yapabileceğiniz hatalı zamanlamalar nedeniyle oluşabilecek gebelikleri de engelleyebilecektir. Şu anda size yalnızca sık sık cinsel birleşmede bulunmanız önerilebilir. Bir yılın sonunda gebelik oluşmazsa, bir kadın hastalıkları uzmanından yardım isteyebilirsiniz.
Dört aylık evliye kesin gebelik sağlayan yol
Genç, sağlıklı, cinsel yaşamlarının başında bulunan çiftlerin bu kadar kısa zamanda, gebelik için özel bir çabaya girmelerinin gereksiz, hatta sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Birlikte cinselliğin çeşitli hazlarını keşfetmeyi öğrenmeye çalışırlarken, çocuk kendiliğinden olacaktır. Kadın hastalıkları uzmanları, herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli cinsel ilişkileri olan çiftlerde, 6 ay-1 sene gibi bir süre geçmeden, çocuk sahibi olup olamayacaklarının saptanması için incelemelere bile başlamaz. Ayrıca gebelik için özel çaba harcamak, cinsel ilişkileri yumurtlama zamanına denk getirmeye çalışmak, hem cinsellikten alacağınız hazları azaltacak, hem de kendi kendinize yapabileceğiniz hatalı zamanlamalar nedeniyle oluşabilecek gebelikleri de engelleyebilecektir. Şu anda size yalnızca sık sık cinsel birleşmede bulunmanız önerilebilir. Bir yılın sonunda gebelik oluşmazsa, bir kadın hastalıkları uzmanından yardım isteyebilirsiniz.
Dört aylık evliye kesin gebelik sağlayan yol
Genç, sağlıklı, cinsel yaşamlarının başında bulunan çiftlerin bu kadar kısa zamanda, gebelik için özel bir çabaya girmelerinin gereksiz, hatta sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Birlikte cinselliğin çeşitli hazlarını keşfetmeyi öğrenmeye çalışırlarken, çocuk kendiliğinden olacaktır. Kadın hastalıkları uzmanları, herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan, düzenli cinsel ilişkileri olan çiftlerde, 6 ay-1 sene gibi bir süre geçmeden, çocuk sahibi olup olamayacaklarının saptanması için incelemelere bile başlamaz. Ayrıca gebelik için özel çaba harcamak, cinsel ilişkileri yumurtlama zamanına denk getirmeye çalışmak, hem cinsellikten alacağınız hazları azaltacak, hem de kendi kendinize yapabileceğiniz hatalı zamanlamalar nedeniyle oluşabilecek gebelikleri de engelleyebilecektir. Şu anda size yalnızca sık sık cinsel birleşmede bulunmanız önerilebilir. Bir yılın sonunda gebelik oluşmazsa, bir kadın hastalıkları uzmanından yardım isteyebilirsiniz.
Erken boşalma tedavisi
Erken boşalmanın cinsel tedavisi ortalama 3 ay sürer. Bu süre içerisinde, başlangıçta daha sık olmak üzere, ortalama 6-8 terapi oturumu yapılır. Genellikle, başlangıçta 1-2 haftada bir, sonraları 3-4 haftada bir görüşme uygun olur. Bu ortalama değerler, vakanın durumuna göre değişiklik gösterebilir, azalabilir de, artabilir de. Cinsellikle veya ilişkiyle ilgili başka sorunlar da varsa, tedavi süresi de oturum sayısı da daha fazla olabilir. Başvurabileceğiniz resmi ve özel cinsel tedavi merkezlerini aravizyon.com'da 'Cinsel Sağlık Kuruluşları' bölümünde bulabilirsiniz.
"G" noktası
Vajinanın yalnızca dışa yakın olan üçte birlik bölümünde sinir uçları vardır, içteki üçte ikilik bölümü ise duyarsızdır. Vajinanın duyarlılığı konusunda birçok araştırma yapılmıştır ve yapılmaktadır. Bunlardan bazıları bilimsel çevrelerden çok, medya sayesinde halk arasında konuşulur olmuştur. Geçmişte bazı araştırıcılar, vajinanın dışa yakın üçte birlik duyarlı bölümünde, daha da duyarlı bir bölge bulunduğunu ileri sürmüş ve buna "G" noktası adını vermişlerdir. Bu konu, bilimsel çevrelerde fazla önemsenmemiş ve görüş birliği de sağlanamamıştır. Vajinanın dışa yakın üçte birlik bölümü zaten duyarlıdır, bu bölgenin noktasal uyarılardan çok yaygın, ritmik uyarılara yanıt verdiği bilinmektedir. Dolayısıyla, ayrıca duyarlı bir noktanın olup olmaması da, işlevsel açıdan çok önemli değildir.
İlk gece korkusu
Cinsellik konuşulmayan bir konu olduğundan, bu konuda eğitim verilmediğinden, birçok insan ilk cinsel birleşmeden korkar. Cinsellik, cinsel ilişki, kızlık zarı konusunda bilgilenmek, bu korkuları azaltabilir. Bir cinsel danışmanla yapacağınız görüşme, aydınlatıcı ve rahatlatıcı olabilir. İnsanlar arası ilişkilerde cinsellik adım adım gelişmesi gereken bir süreçtir. Bunu bir merdivene benzetirsek, son basamakta cinsel birleşme yer alır. Oysa bir çok insan cinselliğe ilk adımı cinsel birleşme ile atar. İlk cinsel birleşmenin korkulan bir olay olmasında bilgisizlik kadar bu durumun da rolü vardır.
İlk gece korkusu
Cinsellik konuşulmayan bir konu olduğundan, bu konuda eğitim verilmediğinden, birçok insan ilk cinsel birleşmeden korkar. Cinsellik, cinsel ilişki, kızlık zarı konusunda bilgilenmek, bu korkuları azaltabilir. Bir cinsel danışmanla yapacağınız görüşme, aydınlatıcı ve rahatlatıcı olabilir. İnsanlar arası ilişkilerde cinsellik adım adım gelişmesi gereken bir süreçtir. Bunu bir merdivene benzetirsek, son basamakta cinsel birleşme yer alır. Oysa bir çok insan cinselliğe ilk adımı cinsel birleşme ile atar. İlk cinsel birleşmenin korkulan bir olay olmasında bilgisizlik kadar bu durumun da rolü vardır.
İlk gece korkusu
Cinsellik konuşulmayan bir konu olduğundan, bu konuda eğitim verilmediğinden, birçok insan ilk cinsel birleşmeden korkar. Cinsellik, cinsel ilişki, kızlık zarı konusunda bilgilenmek, bu korkuları azaltabilir. Bir cinsel danışmanla yapacağınız görüşme, aydınlatıcı ve rahatlatıcı olabilir. İnsanlar arası ilişkilerde cinsellik adım adım gelişmesi gereken bir süreçtir. Bunu bir merdivene benzetirsek, son basamakta cinsel birleşme yer alır. Oysa bir çok insan cinselliğe ilk adımı cinsel birleşme ile atar. İlk cinsel birleşmenin korkulan bir olay olmasında bilgisizlik kadar bu durumun da rolü vardır.
30 Ağustos 2007 Perşembe
Cildinizde bahar havası essin
Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da baş gösteriyor.
Hava kirliliği, stres ve klima
İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının yarattığı hava kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde kullanılan klimalar da alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stresi de hafife almamak gerekiyor. Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin hazırlanıyor. Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak ve düzenli olarak uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ dengesini koruyan kremlere başvurabilir. Her iki durumda da önemli olan; cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler kullanmaktır.
Kızarıklıklar engellenebilir
Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok hassas. En çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekemsi renk değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor. Ağır vakalar ya da daha önce bu tür sorunları olanların uzman bir doktora başvurması doğru olur. Daha hafif kızarıklık durumlarında önlem almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan mümkün olduğunca koruyun. Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri ile yapılan kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen tarzı maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu ürünler kan dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini ağırlaştırırlar.
Kozmetik ürünlerine dikkat
Sürekli kullandığınız nemlendirici veya bakım kremi birden bire ters tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle ürünü kullanmayı bırakın. Bir güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz. Bunun dışında kullanmakta olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak test edilip edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin. Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın.
Güneş lekeleri sizi üzmesin
Tıbben kesin nedeni bilinmeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan kahverengi lekeler, mağdurlarını her yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin ilk katmanını soymanın dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur. Ancak önceden önlem alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden itibaren yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı kremler ve leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz. Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar var.
Sivilceler ve akneler
Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık ki bazen hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır geldiğinden pürüzsüz yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin başlayabilmesi için teşhisin doğru yapılması gerekiyor. Bundan dolayı bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur. Ayrıca kullandığınız toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine dikkat edin. Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren nemlendiriciler de yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih edin. Tabii ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve ilaçları aksatmamaya çalışın.
Cildinize kivi tazeliği
Kivi çok özel bir meyve. Tüm meyvelerde olduğu gibi onun da içinde asitler ve birçoğundan fazla C vitamini var. Kivinin bir başka özelliği de sindiriminin çok kolay olması. Genelde yemekten hemen sonra meyve, mideyi şişirir ve yediklerimizin yağa dönüşmesini kolaylaştırır. Bu konuda istisna olan iki meyve vardır, biri çilek diğeri de bugün konumuz olan kivi. Asitler cildinizi yeniler: Meyve asitleri cildimizin yüzeyindeki ölü deri tabakasını hafifçe soyarlar. Yani "peeling" yaparlar. Böylece cildin rengi canlanır, yumuşar ve hafif lekeler, siyah noktalar azalır. Ölü deri atıldığı için cilt yenilenir, kolajen sentezi canlanır, içten dışa doğru dolgunluğu ve esnekliği artar. Meyve asitlerinde mikrop üremesi zordur. Tümünün anti bakteriyel özelliği vardır. Bu nedenle sivilcelere de çok iyi gelirler.
Vitaminler besler
C vitamini bakımından en zengin meyvelerden biri kividir. C Vitamini ise kolajenin en iyi besinlerinden biridir. Ayrıca kivi, bir miktar B vitamini ve zengin minerallerle doludur. Örneğin kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi. Tümü de cildimize yararlıdır.
Kivi maskeleri
Sizin için hazırlanması en basit olan maskelerden birkaç örnek vereceğim. Esasında harika kivi kremleri de yapılabilir ama onlar biraz daha fazla malzeme ve özen isterler. Aşağıdaki yöntemleri ise kolayca uygulayabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, ardından yüzünüzü ılık ve soğuk suyla dönüşümlü olarak çalkalayıp, yumuşak bir havluyla ovalamadan kurulayın. Sonra nemlendiricinizi sürün.
Dilimlenmiş kivi halkaları
Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin.
Kivi suyu ile kompres
Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz.
Kivi suyu + kil
Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.
Her cilt özeldir
Herkesin cildinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin vitamin ve mineralleri emebilme kapasitesi aynı değildir. Kalın ve yağlı ciltlerde emilim daha zordur ve ölü tabakalar daha fazladır. Bu nedenle daha güçlü ürünlere ihtiyaç duyarlar. Kişinin yaşı da önemlidir. Zamanla cildin emme gücü azalır. Dolayısıyla ya daha güçlü ürünler seçmek ya da kullanma sıklığını artırmak gerekir.
Kalın ve yağlı cilt
Cildiniz kalın ve yağlı ise, kivi maskeleri sizin için idealdir. Cildinizdeki gözenekleri sıkıştırır ve yağlanmayı dengeler. Mümkünse olgunlaşmamış kivi kullanmaya çalışın. Haftada iki kere 15 dakikalık maske uygulayabilirsiniz. Eğer sivilceleriniz varsa, killi maskeyi tercih edin.
Yağlı ve ince ciltler
Bu tip ciltler kadınlara özgüdür. Erkeklerin cildi genelde daha yağlı ve kalındır. Ne yazık ki ince ciltler kolayca sarkabilir. Kivi maskesi bu tip cilt için çok uygundur. Bol miktarda C vitamini sayesinde kolajen sentezi artar ve cilt gerilir. Haftada 2 kez 5'er dakikalık maskeler sizin için yeterlidir.
İnce ve kuru cilt
En hassas cilt tipidir. Şevkat ve bakıma ihtiyacı çoktur. Kivinin özellikle kabuk kısmındaki C vitamini bu tip ciltlerin yenilenmesine yardımcı olur. Haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Cildin tahriş olmaması için maskeyi 5 dakikadan fazla tutmayın.
Normal cilt
Kivi maskesi bu tip ciltleri daha da berraklaştırır ve rengini açar. Maske için önereceğim sıklık ve süre, haftada 2 kez, 10 dakikadır.
Ona Sizi Tatmin Etmesini Öğretin
Keşke partneriniz sizi her seferinde zevkin doruklarına ulaştarsaydı değil mi? Bu hiç de zor değil, ona yol gösterin yeter! |








































